24 Kasım Öğretmenler Günü İçin Konuşma Metinleri, Konuşma Programları , Marşlar , Metinler
ÖĞRETMENLER GÜNÜ KONUŞMA METNİ
Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini.
Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır. İnsan yaratılmışların en seçkini, en donanımlısı, en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi, en acımasız, en anlaşılmaz davranışların da sahibi. Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidir. Öğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir.
“Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır.
Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayız. Bunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız.
Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz. Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde, bir yürek soyluluğu içerisinde, yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz.
Kazanılması gereken asıl büyük servet; para, şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir. Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz.
Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir.
Bu vesile ile bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.
ÖĞRETMEN ANDI
"TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINA, ATATÜRK İNKILÂP VE İLKELERİNE,
ANAYASADA İFADESİNİ BULAN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE SADAKATLE BAĞLI KALACAĞIMA;
TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARINI TARAFSIZ VE EŞİTLİK İLKELERİNE BAĞLI KALARAK UYGULAYACAĞIMA;
TÜRK MİLLETİNİN MİLLÎ, AHLÂKÎ, İNSANÎ, MANEVÎ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİNİ BENİMSEYİP,
KORUYUP, BUNLARI GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIMA;
İNSAN HAKLARINA VE ANAYASANIN TEMEL İLKELERİNE DAYANAN MİLLÎ, DEMOKRATİK,
LÂİK BİR HUKUK DEVLETİ OLAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE KARŞI GÖREV VE SORUMLULUKLARIMI
BİLEREK, BUNLARI DAVRANIŞ HALİNDE GÖSTERECEĞİME NAMUSUM VE ŞEREFİM ÜZERİNE YEMİN EDERİM."
İsmail Hikmet ERTAYLAN
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ PROGRAMI
24 KASIM PROGRAMI 1
Bir kor düşmüş yüreğime yıllar önce
Adınızı öğrenemeden daha
Sevdanıza vurulmuşum.
Hıçkırarak ağlamışım hüznünüzle,
Sevincinizle bir hoş olmuşum.
Yanık bir hoyrat gibi coşmuşum bazen
Bazen bir uzun havada durulmuşum.
Memleketimin en yüce dağlarına kıvrılmış yolum,
Köylerinize davetsiz konuk olmuşum.
Çoğu kere zifiri karanlıklarla boğuşmuşum.
Nice kahpeler, nice tuzaklar kurmuş bana
Vurulmuş, şehit olmuşum...
Dedim ya;
Bir kor düşmüş yüreğime yıllar önce
Osman dayıyı uğurlarken yakılan ağıtlara,
Edife kızın düğün zılgıtlarına tanık olmuşum.
Kara tahtalar dile gelmiş anlattıklarımla,
Umutlarım yeşerip çiçek açmış nice baharlarda.
Sizinle acıkmış sizinle doymuşum.
Her sabah “Günaydın çocuklar! Nasılsınız?” diye
Sorduğumda
Cevabınızla yeniden doğmuşum...
Yemin olsun ki yavrularım!
Kutsal bildiğiniz her ne varsa
Kutsal bilmişim.
Bir ibadet vecdi ile sarılmışım görevime
Atiyi aydınlık görerek azmi sevmişim.
Bin yıllık tarihimle geleceğe
Nice destanlar söylemişim
“Ülküm ; yükselmek ve ileri gitmektir” demiş,
Sizlerle her günün doğuşunda,
Atamıza söz vermişim.
Candan özge canlarım!
Siz yoksanız her şey yarım.
Sizlerle emin ,yarınlarım.
Unutulmak;
Ölüm zehri tatmak gibi bir şey ama,
Sevginizle sonsuza dek yaşarım...
-Masasına oturmuş eli şakağında ,düşünceli mi düşünceli öğretmenim.
-Gözleri hafif sulanmış suratı asık.
-Yüzündeki derin çizgiler şahitlik ediyor tüm meslek yaşamına.
-İşte eylül , işte şubat, işte haziran , işte temmuz derken geçirmiş tam otuz beş yılı doyasıya.
24 KASIM PROGRAMI 2
KORO:VE SON GÜN VE SON DERS:
-Bu kadar kolay mıydı bırakıp gitmek,Bu kadar kolay mıydı mis kokulu binbir çiçeği terk etmek.
-Okul Sessiz,sınıf sessiz ,o sessiz.
-Ama ne fırtınalar kopuyor yüreğinde ve haykırıyor içinden
24 KASIM PROGRAMI 3
KORO:BEN ÖĞRETMENİM
MARŞ
ŞİİR: Ben bir öğretmenim
Şu cennet vatana sevdalanarak çıktım yola
Edirne’den Kars’a,İzmir’den Van’a
Hudutlar dar geldi bu kutsal sevdama.
Ben bir öğretmenim
Çiçeklerimle yaşıyorum hüznü de sevinci de
Sevgiyi ekiyor, sevgiyi biçiyorum
Sevgiyi kokluyorum çiçeklerimde.
-Sonra Uzaklara dalıyor hep sevgiyle bakan iri yeşil gözleri öğretmenimin.
-Ve Hatırlıyor.
-Nasıl da özenirdi, bir köy öğretmeni olan babasına.
-Toplayıp bütün çocukları köy okulunun bahçesine “öğretmencilik” oynardı nefesi yettiğince.
-Her sorana söylerdi gururlanarak
24 KASIM PROGRAMI 4
KORO:BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM
ŞİİR: Ben öğretmen olmak istiyorum
Ben şairimin mısralarında dil
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül
Aşığımın sazında tel öpülesi bir el olmak istiyorum
Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben ressamın elinde fırça tuvalinde renk
Bestekarımın en içli şarkısında nağme
Hattatımın, nakkaşımın elinde kalem
Ben hoca Ali Rıza
Ben Itri, Leyla Hanım
Ben Karahisari olmak istiyorum
Ben öğretmen olmak istiyorum
ŞİİR: Çocuklar vardı köyümde
Kimi önlüklüydü
Kimi eski gömlekli
Kiminde yırtık bir lastik
Kiminde ise terlik
Ve erkenden çıkardı yola
Bir elinde odun diğerinde kitapla.
-Işığını götürdü öğretmenim bilgiye susamış taze fidanlara, ulu bir çınar olabilmenin aşkını, heyecanını, azmini kazıdı minik yüreklerine
-O öğretmen olmadı sadece bu köyde
-Yeri geldi merhem oldu kanayan yaralara,
-Yeri geldi çözüm buldu çetrefilli sorunlara,
KIZLAR: Çaresizliğin filizlendiği yerde ümit
ERKEKLER:Korkunun mayalandığı yerde yürek
KORO:GÜÇSÜZLÜĞÜN GÜÇLENDİĞİ YERDE BİLEK OLDU
MÜZİK:Yurdu tanıyacağız.
-Ayrılma vakti gelmişti artık ıssız ve şirin bu köyden
-Nasır tutan elleriyle son bir defa başlarını okşadı tüm öğrencilerinin.
-Nasıl unuturdu buraları nasıl,ilmek ilmek emeği vardı okulun her yerinde.Ne çiçekler yetiştirmişti ne güller ne nergisler.
-Bahçe kapısına geldiğinde yine çiseleyen yağmur eşlik ediyordu ona
-Durdu.Arkasına döndü ve baktı Değirmenköy ilkokuluna.
-Artık dökük değildi boyası, kırık değildi camı, yıkık değildi merdiveni ,ışıl ışıl gözleri ile çocuklar gibi,sanki okul da elveda diyordu öğretmenime,
KORO:ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLEREK
-Bitlis’ten çıktı yola 6 yıl 3 ay sonra
-Memleketim dedi karış karış tüm Anadolu’ya
-Gezdi durdu, yılmadan, bıkmadan, usanmadan , şakaklarına yağan karın farkına bile varmadan
KIZLAR:Urfa’da türkü oldu yanık sesin diline
ERKEKLER:Selam söyledi dağlardan namlı Bolu Beyi’ne
24 KASIM PROGRAMI 5
MÜZİK: Benden Selam Olsun Bolu Beyine
-Sonra düştü tekrar yollara.Bir seyyah misali, dolaşırken yurdun dört yanını, bir halka da o oldu; Kütahya’nın zeybek oynayan yürekli efelerine.
KORO:İŞTE SON GÜN İŞTE SON DERS
-Öğrenciler sıralarında, o masasında şimdiden özleyen yüreğiyle süzerken sınıfın dört köşesini , dalıyor baş öğretmenin duvardaki resmine ve derinden bakan mavi gözlerine.
-Devrimleri geliyor aklına,çağdaş bir ulus olmak için tüm yaptıkları
-İlimde ,fende, dilde, yazıda,kıyafette,kültürde,sanatta, müzikte
“Bize yeni bir müzik gereklidir.Bu müzik özünü halk müziğinden alan çok sesli bir müzik olacaktır.Ulusal ince duyguları düşünceleri anlatan ,yüksek deyişleri , söyleyişleri toplamak onları bir an önce gerek müzik kurallarına göre işlemek gerekir. Türk ulusal müziği ancak bu yolla yükselebilir.Evrensel müzikte yerini alabilir.”
MÜZİK:Başındaki yazmayı
-“Ya öğretmene verdiği o yüce değer ve o büyük görev” diye düşündü içinden,Ulu önderin Konya’da yaptığı konuşma gelince aklına.
“Yurdumuzu toplumumuzu gerçek amaca, mutlak amaca ulaştırmak için iki orduya ihtiyaç vardır.Biri yurdun yaşamını kurtaran asker ordusu diğeri de ulusun geleceğini yoğuran irfan ordusudur.Bu iki ordunun her ikisi de değerlidir.Yalnız siz irfan ordusundan olanlar, sizlere bağlı olduğunuz ordunun değer ve kutsallığını anlatmak için şunu söyleyeyim ki; sizler ölen ve öldüren birinci orduya –niçin öldüğünü öğreten- bir ordusunuz. ”
ŞİİR: Unutmam hiçbirinizi
Bininizi, on bininizi
Kendiniz bile unuturken o günlerdeki kendinizi
Ben görürüm,siz görmeden geçersiniz bazen
İncinir o eski dost yüzleriniz bende.
-Elini öpmek için yarışan minik çiçeklerinin yüzlerine bakamadan artık kendini tutamayarak akan yaşlarla ayrıldı sınıftan öğretmenim.
ŞİİR: Gidiyorum...Bir yanımda emeklerim
Bir yanımda
Uçsuz bucaksız hayallerim
Sizlerde yaşayacak onlar şimdi
Bir damla gözyaşına kıyamadığım,
İçimin derdi saçımın akı çocuklar...
Yavrularım...Evlatlarım,
Kınalı kuzularım,
Avucu reyhan kokulu küçük dağlarım.
İlk harfler ,sözcükler ,heceler derken
Ve o mabede seninle gelip giderken
Tutuştu ellerimiz birleşti gözlerimiz.
Karga seslerinin rüzgarlara karıştığı bir son yazdı,
Son göz göze gelişimizde...
Buruk tebessümlerinle beni ağlatmıştın
Öğretmenim,canım
Bazı Sitelerden Alıntı Yapılarak Toplanmıştır.







.png)
